Mehmet ÇAKIR

Engellileri yaşama davet eden program

Omurilik felçlisi İsmail Gemici, YouTube üzerinden yaptığı ''İsmail'le Engelsiz Hayat" adlı yayınıyla, engellilerin yaşadığı sıkıntılara dikkati çekerken, onları yaşama davet ediyor.


Geçirdiği bir kaza sonrasında omurilik felci olan İsmail Gemici (52), YouTube üzerinden yaptığı programla bir yandan engellilerin günlük yaşamda yaşadığı sıkıntıları dile getirirken diğer yandan onları yaşama davet ediyor.

Bir araştırma şirketinde saha müdürü olarak çalışan Gemici'nin hayatı, 2012'de geçirdiği trafik kazasıyla değişti. Kaza sonrasında omurilik felci olan Gemici, uzun süre çeşitli tedaviler gördü. Aynı şirkette eskisi gibi sahaya çıkmasa bile çalışmaya devam eden Gemici, günlük yaşamda karşılaştığı sıkıntıları aşmak ve kendisi gibi engelli olanlara cesaret vermek için bir program yapmaya karar verdi.

İnsani Gelişme Vakfı'nın (İNGEV) da desteğiyle YouTube kanalı ViBio TV'de " İsmail'le Engelsiz Hayat" adlı program yapmaya başlayan Gemici, programında, engellilerin günlük yaşamda karşılaştığı engellere dikkati çekerken, engelli dostu olan veya olmayan kurum-kuruluşlara da yer vererek, eve mahkum edilen engellilerin de yaşama katılmalarını teşvik etmeye çalışıyor.

Geçirdiği kaza sonrasında değişen yaşamı, iş hayatı ve haftada bir yayımlanan "İsmail'le Engelsiz Hayat" programıyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Gemici, kaza geçirmeden önce sokakta gezerken engellileri çok fazla fark etmediğini söyledi.

Engelli olduktan sonra hem yaşamın içinde hem de toplumsal farkındalık anlamında çok ciddi problemlerle karşılaştığını belirten Gemici, şöyle konuştu:

"Benim iyi-kötü olanakları olan bir hayatım var ama birçok insanın, sadece Türkiye'deki engellilere yönelik olanakların olmamasından dolayı evlerinden çıkmadığını biliyorum. Dışarıda onlardan çok fazla kişi yok. Örneğin ben zaman zaman sahile gidiyorum ama orada hiç kimseyi göremiyorum. AVM'lere gidiyorum, kimseyi göremiyorum. Ya da toplumun herhangi bir yerinde engelli insanları görmek çok fazla mümkün olmuyor. Engellilik seviyesine göre toplum içine karışma seviyesi biraz değişiyor. Bazen her bir engelliye bir kişinin lojistik destek vermesi gerekiyor. Mesela ben onlardan birisiyim. Benim 7-24 saat yanımda olan bir yardımcım oluyor. Aksi halde temel ihtiyaçlarımı karşılamam veya kendi başıma hareket etmem çok mümkün olamıyor."

"Programa çok fazla pozitif görüş gelmeye başladı"

Gemici, kendisi gibi olan insanlara cesaret aşılamak için bu programı yapmaya karar verdiğini anlatarak, "Ben şöyle düşünüyorum; Birçok insan, hani sanki engelli insanlar hiçbir şey yapamayacakmış gibi, o engellilik durumundan dolayı bulundukları nokta onlar için son noktaymış gibi görüyor, ama ben buna itiraz ediyorum." dedi.

Engellilerin kendi engellilik durumuna göre her şeyi yapabileceğini anlatan Gemici, şöyle devam etti:



"Benim zaten aklımda böyle bir proje vardı. Sağ olsun İNGEV bana çok destek verdi. Projeyi olgunlaştırdık ve onların desteğiyle programı oluşturduk. Benim gibi insanlara öncülük etmek, onları cesaretlendirmek amacıyla bu programı yapıyorum. Programa çok fazla pozitif görüş gelmeye başladı. Hele benim gibi engellilerin tepkisi çok daha güzel. Kimsi Erzurum'dan, kimisi Antep'ten, kimisi İstanbul'dan yazıyor, programı son derece destekliyorlar. 'Ağabey iyi ki yapmışsın. Biz de burada sinemaya gidemiyoruz, biz de burada kaldırımlarda zorluk çekiyoruz, biz de burada şu veya bu koşullarda sorunlar yaşıyoruz' diye mesajlar geliyor. Belki bu sorunlar kısmını bir yere toplarsak bir duyarlılık oluştururuz diye düşünüyorum. Onun için bu programı yapıyoruz."

Akülü sandalyesiyle sahaya çıkarak, engellilerin karşılaştığı zorlukları ve kolaylıkları kayda alan, insanlarla sohbet eden Gemici, bunu özellikle yaptığını, engellilere yönelik kolaylık veya engellerin, şehirden şehre, semtten semte farklılık gösterebildiğini anlattı.

"Türkiye'de engelsiz bir hayata katkım olabilir mi?"

Şu an ağırlıklı olarak, yaşadığı Kadıköy bölgesinde çekimler yaptığını belirten Gemici, İstanbul'un başka ilçelerine de gideceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Benim şu an yapmaya çalıştığım o engelleri biraz olsun gösterebilmek. Örneğin sinemaya gittim ve görebildiğim kadarıyla giriş konusunda sorunlar oldu. Bir başkasına gittiğimizde giriş gayet normaldi. AVM'lerde başka sorunlar çıkıyor. Mesela engellilerin en kolay gezebileceği yerlerden birisi AVM'ler. Oralarda otoparklarda sıkıntılar çıkıyor, engelliler için ayrılan yere başkaları gelip arabalarını bırakıyor. Çok korunmuyor. Ben de böyle çok yaşadım. Tüm bu sorunlara topluca baktığınızda böyle bir programın, farkındalık yaratacağını, engellileri cesaretlendireceğini, dışarıya çıkartacağını, kamuda insanların biraz duyarlı olabileceğini düşündüğüm için, 'Türkiye'de engelsiz bir hayata katkım olabilir mi?' diye bir amaç içinde bu programı yapıyorum. Bu programı uzun soluklu olarak planladık. Şu an için bir kaç bölüm yaptık ama bunun artarak devam etmesini umuyorum. Bu programla farklı engelli gruplara da ulaşıp onların da problemlerini yansıtmak istiyoruz."

"Amacımız, bütün kamuyu duyarlı hale getirebilmek"

Kamu kurumlarında engellilere yönelik hizmette eskiye göre iyileşme yaşandığını ancak istenilen seviyede olmadığının altını çizen Gemici, "Örneğin medikal malzemelerin karşılanması... Çok ciddi zorluklar var buralarda. SGK'nın karşıladığı kısımlarda çok ciddi farklar ödenmeye başladı. Bazı hastalardan hatta şunu da duydum, 'kullandıkları malzemelerde kısıtlar oluşturmak zorunda kalıyorlar. Bu bir engelli için korkunç bir şey. Buna benzeyen çok konu var. Engellilerin dışarıda özgürce yaşayabilmeleri, kendi sorunlarını biraz daha aktif bir şekilde dile getirmeleri... Bunların çözümü için bu program yapılıyor." diye konuştu.

Gemici, engelliler konusunda belediyelerin birtakım çalışmalar yaptığını belirterek, "Ama bunların ne kadar yeterli olduğu tartışma konusu. Dolayısıyla bizim buradaki amacımız, bütün kamuyu duyarlı hale getirebilmek ve engellilerin bu konudaki sorunları için daha yakın temasta çalışabilmelerini sağlamak." dedi.

"Engellilere karşı aşırı duyarlılığı doğru bulmuyorum"

Programda, kendisi gibi olan insanları dışarıya davet ettiğini anlatan Gemici, şöyle konuştu:

"Bizim programda ajitasyon asla olmayacak. Bu program birazcık 'delikanlı' bir program olsun istiyoruz. İsyancı demeyelim ama insanları cesaretlendirici bir program olsun istiyoruz. İzlediklerinde 'Ya ben kalkıp dışarı çıkayım, bak birileri dışarı çıkıyor. Ben de sinemaya gidebilirim. Onu yapabilirim, bunu yapabilirim.' diyen cesaret programı olarak düşünüyorum. Programda olabildiğince benim gibi insanları dışarıya çağırıyorum. 'Gelin siz de. Aslında hayat dışarıda' diye. Bu işin birçok tarafı var. Psikolojik tarafı var, aileler olabilir. Her engellinin de kendi içinde yarattığı problemler var. Ailesi, yakınları için olabilir. Onun için aileler ve engelliler bu konuda biraz cesaretli olup hayatın içine karışmalılar.

Engellilere karşı aşırı duyarlığı, acıma duygusu gibi duyguları çok doğru bulmuyorum. Aslında onların kendi başına, kimsenin desteği olmadan hayatın içine karışmaları, kendi istedikleri gibi yaşayabildikleri koşulların oluşması lazım. Kendi başına alışverişe, doktora, rehabilitasyon merkezine gidebilmeli. Destek olmadan bunu yapamayanlar olabilir ama genel olarak baktığınızda engellilerin bir kısmı kendi ihtiyacını kendisi karşılayabilir ama engellilere sürekli acıma duygusuyla baktığımız için onlar o şekilde kalıyor. Bu durum onların öz güvenini kırıyor."

Engellilerin yaşamının maliyetine dikkati çeken Gemici, sözlerini şöyle tamamladı:

"Engellilik durumuna göre evini değiştiriyor, yardımcı tutuyor, medikal malzemeler, fizik tedavi masrafları, sandalyeler oluyor. Bu konunun biraz daha kamu tarafından doğru bir şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Eskiye göre iyi şeyler oluyor ama keşke engelliler festivalinde sadece sandalye satışları değil de tedavi konuları da işlense. Mesela ben omurilik felçliyim bizim gibi insanlar kök hücreyi çok bekliyor. Kök hücre ile iyileşmebilme ihtimali var."




PAYLAŞ

Facebook Comment

0 yorum: