Görme Engelli Vatandaşların Noter İşlemlerinde Getirilen Yenilikler Nelerdir?


Görme Engelli Vatandaşların Noter İşlemlerinde Getirilen Yenilikler Nelerdir? 

İşitme, konuşma ve görme engellilerin noterlik işlemleri ile ilgili düzenlemeler ise 1512 sayılı Noterlik Kanunu’n da yer almaktadır. Noterlik Kanunu kapsamında 2005 yılına kadar söz konusu kişilerin noterlik işlemlerini iki tanık huzurunda yapmaları gerekirken, 2005 yılında yapılan yasa değişikliği ile noterlik işlemleri açısından iki tanık zorunluluğu bu kişilerin isteğine bırakılmıştır. Ayrıca söz konusu kanunda, işitme veya konuşma engelli kişiler açısından, yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması durumunda, iki tanık ve yeminli tercüman bulundurulması da öngörülmüştür (73. Md). Son olarak 2011 yılında Türk Borçlar Kanununun 15 inci maddesin- de değişikliğe gidilerek görme engellilerin yaptıkları sözleşmelerde imzalarını el yazısı ile atmalarının yeterli olduğu belirtilmiş, şahit bulundurulması görme engellinin talebine bağlanmıştır. 

Geniş Açıklama: 

5378 sayılı Engelliler Kanununun 50. maddesiyle; Türk Ticaret Kanunu’nun 668. maddesinde yer alan ve görme engelli bireylerin poliçe altına attıkları imzanın usulen tasdik edilmiş olmadıkça geçerli olmayacağına ilişkin hüküm ve Borçlar Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan ve görme engelli bireylerin imzalarının usulen tasdik edilmedikçe bağlayıcı olmayacağına ilişkin hüküm kaldırılmıştır. 

Bu yöndeki diğer değişiklik ise, Noterlik Kanunu’nun 73. maddesine ilişkindir. 5378 Sayılı Engelliler Kanunu’nun 23 ve 24’üncü maddeleri buna ilişkin düzenle- meyi içerir. 

Madde 23.- 18.1.1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 73’üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 


İlgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olması: 


Madde 73. Noter, ilgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olduğunu anlarsa, işlemler engellinin isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılır. İlgilinin işitme veya konuşma engelli olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, iki tanık ve yeminli tercüman bulundurulur. 

Madde 24.- 1512 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikin- ci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. 

“Bir noterlik işleminde imza atılmış veya imza yerine geçen el işareti yapılmış olmasına rağmen, ilgilisi ister veya adına işlem yapılan ve imza atabilen görme engelliler hariç olmak üzere noter, işlemin niteliği, imzayı atan veya el işaretini yapan şahsın durumu ve kimliği bakımından gerekli görürse, yukarıdaki fıkradaki usûl dairesinde ilgili, tanık, tercüman veya bilirkişinin parmağı da bastırılır. Mühür kullanılması hâlinde parmağın da bastırılması zorunludur.” 

Söz konusu hükmün değişiklikten önceki hali sağır, dil- siz ya da görme engelli kişilerin noterdeki işlemlerinin iki tanık huzurunda yapılmasını zorunlu kılmaktaydı. 5378 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile bu zorunluluk kaldırılmış ve işlemlerin tanık huzurunda yapılması, engelli kişinin isteğine bırakılmıştır. Böylece, engelli bireyin fikrini alan ve yasal haklarını kendi istek ve taleplerine göre kullanmalarını sağlamaya çalışan bir yapı öngörülmüştür. 

13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile görme engellileri doğrudan ilgilendiren ve görme engellinin imzasının geçerli kabul edilmesi için şahit bulundurma durumunun görme engellinin isteği- ne bağlı hale getirildiği imza hususuyla ilgili kanunun 213. Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: 


MADDE 213- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıda- ki şekilde değiştirilmiştir. “Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir.”) 

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün görme engellilerin Noterlik işlemleri hakkında görüşü de www.eyh.gov.tr web sayfasında yer almaktadır.