Hak İhlallerinde Başvurulabilecek Kurumlar


Türkiye'deki engelli bireyler, haklarının ihlal edildiklerini düşündükleri durumlarda yargı yetkisine başvurabilirler ve ilgili ihlallerin değerlendirilmesi veya düzeltilmesi için çeşitli makamlara da başvurabilirler. Bu makamlar, ihlal edilen veya ihtiyaç duyulan alana göre değişebilir.

Sağlık Kurulu raporu ile ilgili sorunlar için İl Sağlık Müdürlüğüne,

Okul ile ilgili sorunlar için İl ve/veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne,

RAM ile ilgili sorunlar için Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Müdürlüğüne,

Spor aktiviteleri ve ilgili spor merkezine alınmama durumunda Gençlik ve Spor Bakanlığı il müdürlüklerine,

Engelli kişiyi bakmakla yükümlü annelerin erken emeklilik hakkı ve benzeri işlemler için Sosyal Güvenlik Kurumuna,

Kamuda engel durumundan ötürü tayin hakları için Devlet Personel Başkanlığına,

Sosyal destek, ayni-nakdi yardımlar için ise Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı veya bakanlığa bağlı il müdürlüklerine başvurulmalıdır.
Kamu makamlarına yaptığınız başvurular en geç 30 Gün içinde yanıtlanmak zorunda!

Anayasanın 74. maddesinin koşullarına uygun olarak, vatandaşlar şikayetlerini resmi dilekçe yoluyla parlamentoya veya yetkili makamlara sunma hakkına sahiptir. 01 Kasım 1984 tarih ve 3071 Sayılı Dilekçe Hakkı hakkındaki Kanun, başvuranların kamu makamlarından en geç 30 gün içinde gerekçeli bir cevap alma hakkına sahip olmalarını sağlamaktadır.
TBMM'ye sunulan dilekçeler 60 gün içinde Dilekçe Komisyonu tarafından cevaplandırılır

Bazı dilekçeler Komisyon tarafından ilgili kamu kurumlarına gönderilmekte ve yanıtlar en geç 30 gün içerisinde tahsil edilmektedir.
Vatandaşlar, kamu idarelerinin işleyişi ile ilgili şikayetleri için devlet denetçisine başvurabilirler.

Ayrıca, Anayasanın 74. maddesi uyarınca vatandaşlar, kamu idarelerinin işleyişi ile ilgili şikayetleri için devlet denetçisine başvurabilirler. Bu bağlamda Meclis Başkanlığına bağlı Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman), 14 Haziran 2012'de 6328 sayılı Kanun ile yürürlüğe girerek kurulmuştur. Bu kurum, idarenin her türlü icraat, eylem, tavır ve davranışının insan haklarına saygı çerçevesinde hukukla ve adaletle uyumlu olduğu konusunda soruşturma yapmak, araştırmak ve tavsiyelerde bulunmakla sorumludur. Yabancı uyruklular dahil olmak üzere gerçek ve tüzel kişiler, Kamu Denetçiliği Kurumu'na şikayette bulunabilirler. Doğal ve tüzel kişiler kuruma başvurma hakkına sahiptir ve kimlikleri talep üzerine gizli tutulur. Başvuruların usul ve esaslarını ve mekanizmanın kapsamını belirleyen Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 28 Mart 2013 tarih ve 28601 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığında yürürlüğe girmiştir.



İhlaller durumunda uygulanacak bir diğer mekanizma, Başbakanlığa bağlı İnsan Hakları Başkanlığı, 21 Haziran 2012 tarih ve 6332 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, Türkiye İnsan Hakları Kurumu adı altında bağımsız bir insan hakları kuruluşu olarak yeniden yapılandırılmıştır. Haklarının ihlal edildiği kanaatine varan gerçek ve tüzel kişiler kuruma başvurabilir. Başvuru prosedürünün kolaylaştırılması amacıyla, ihlaller için İnsan Hakları Kurullarına yapılan şikayetler 81 il ve illerin tüm ilçelerinde İnsan Hakları Kurumu tarafından alınmaktadır.



TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonunun 5 Aralık 2012 tarihinde aldığı karar uyarınca, engelli hakları ve EB’lerin insan haklarına ihlallerinin araştırılması amacıyla bir alt komisyon oluşturuldu. Bu alt komisyon tarafından hazırlanan rapor şu adresten temin edilebilir:




Hukuki yollara başvurma hakkı, EB'ler de dahil tüm vatandaşlar için anayasal bir haktır. Herkes, davacı ya da davalı olarak dava açma hakkına ve meşru yollarla ve usullerle mahkemelerde adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, yargılama yetkisi dahilinde bir dava açmayı reddedemez (Anayasa, Madde 36). Anayasal hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, yetkili mercilere derhal erişim talep etme hakkına sahiptir. Devlet, ilgili kişilerin başvurması gereken yasal yollar ve yetkilere ve başvuruların zaman sınırlarını (Anayasa, madde 40) kendi işlemlerinde bildirmekle yükümlüdür.



Engellilik ayrımcılığı yasağı açısından TCK'da yapılan 2005 tarihli değişiklikler oldukça önemlidir. Bu değişiklikle, engellilik terimi, saldırı eylemi olarak görülecek olan ayrımcılık koşullarına dahil edilmiş ve böylece engellilik ayrımcılığı bir suç haline gelmiştir (Madde 122). Bu kapsamda, TCK'da suç olarak görülen eylemlerden herhangi birini yapan ve böylece engellilik açısından bireyler arasında ayrım yapan herhangi bir kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis ya da adli para cezasına mahkum edilir.



İç hukuk yollarını tüketen engellileri de içeren tüm Türk vatandaşları, hakları ihlal edildiği için AİHM'e (AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ) başvurma fırsatına sahiptir.